Saturday, April 23, 2011

Light at the end of the tunnel!

Gerci bu resim tünelden çekilmemişti ama temaya yine de uyar diye düşündüm.



Simdi gel gelelim neden boyle bir baslik secmis olmama… Bildiginiz uzere belli bir suredir isimden o kadar mutlu degildim. O kadar ki baska islere bakmya bile baslamistim. Ama her zaman dedigim gibi fazla bir acelem yoktu. Dun bu sirkette biraz daha kalmayi dusundurecegim bir sey ogrendim… Hayir, bilemediniz, sirket henuz satilmiyor (en azindan ben bilmiyorum). Ogrendigim sey, birinin arkamda olmasi ve benim bu isteki mutlulugumu dusunmesi. O kisi, sirketin patronu Mark! Oyle gozukuyor ki Mark, Erich (benim patronum) ve David (beni grubunda isteyen sahis) ile bir konusma yapip benim isimi cok begendigini ve benim hakkimda sadece iyi seyler soyleyebilecegini ve bu nedenle de benim bu sirkette mutlu olmam icin ellerinden geleni yapmalari gerektigini soylemis. Bunun uzerine de Erich ve David benim pozisyonum hakkinda bazi kararlar vermisler…


Acikca soylemek gerekirse insanin ici bir hos hissediyor, yuzu kizariyor ve mutlu oluyor hakkinda boyle dusunuldugunu bilmekten. Bu hikayeyi Derek’e anlattigimda onun reaksiyonu “ben sana durmadan soyluyordum Mark’in senden ne kadar memnun oldugunu” oldu. Haklidan… Sirketin yeni yil partisinde Derek’in Mark’la uzun bir sohbeti olmustu. Gerci o sohbete fazla da guvenmek istememistim, ne de olsa boyle bir partide kimse kalkip birinin esine ondan mutlu OLMADIKlarini soylemez ki.


Neyse buraya kadar hikaye harika, degil mi? Ben bu hikayeyi en yakin is arkadasim Jon’dan duydum. CUNKU ne benim su siradaki patronum Erich, ne de - oyle gozukuyor ki – gelecekteki patronum David bana henuz birsey soylemediler. Erich butun bir hafta Ingiltere’de is seyahatindeydi. David ise persembe aksamustu Seattle’a uctu. Zannedersem butun bu iletisim sorunu benim patronumdan kaynaklaniyor. Bu konu, Erich Ingiltere’ye ucmadan once konusulmus. David benim haberim oldugunu sanarak benimle konuyu tartismak istediginde yuzumdeki ifadeden hicbirseyden haberim olmadigini anlamis. Bunun uzerine de Jon’a danismak istemis . Plan soyleymis: David benimle persembe gunu konusacak ve sonra Jon beni kahve icmeye davet edip David ile konusmamin sonuclarini soracak… Iyi hos da David benimle konusmayinca hersey suya dustu. 


Simdi ise bir hafta icinde patronumun kim olacagini bilmeden tatile gidiyor. Cok ilginc bir durum… Ama yine de eger, bana verilen gorev Jon’un bana anlatigi gibiyse, THERE IS A LOT OF LIGHT AT THE END OF THIS TUNNEL!

No comments:

Post a Comment