Simdiden geri geldigimize inanamiyorum! Ne kadar da hizli gecti su parmakla sayilacak kadar kisa tatilimiz. Sanki bir ruyaydi ve uyanmamizla hayatimiz biraktigimiz noktadan devam etmeye basladi.
32 saatlik pazar gunumuz soyle gecti:
Bildiginiz uzere, sabah uykulu gozlerle Istanbul'daki yatagimizdan kalktik. Ilk is bir dusa girip kendimize gelmekti. Sabah kahvaltisinin nefis kokulari icinde dusumuzu aldik... O kokular sayesinde benim dusum normalinden cok daha hizli oldu, ayaklarim beni biran once asagidaki sofraya indirmek istedigi icin. Soframiz, her zamanki gibi donatilmisti, hizli bir kahvalti olacagi bilinse bile. Hele bir de hellim peyniri yokmuydu! mmmmm..... Burada kesin o peyniri bulmaya calisacagiz.
Yemek cantamizi da hazirladiktan sonra evden cikis vakti coktan gelmis ve gecmis idi. Zaten ne zaman "haydi evden su saatte kesin cikalim" deyip o saati tutturdugumuz oldu, degil mi? Hemen yine de havaalanina zamaninda vardik. Oyle degil mi? Bu arada, annecim, iyi ki erikleri azaltmisiz. Ucakta onlari bitirmeye calisacagim diye epey ugrastim ve yine de beceremedim. Allahtan ekstra bir kontrolden gecmedigimiz icin cantamda kalan son 10 erik simdi buzdolabimizda. :)
Neyse, gelgelelim ucusumuza... Pasaport kontrolden gecer gecmez kapimiza yoneldik, cunku tablolarda "boarding" yaziyordu. Yoksa babam ve Kerim'le daha fazla zaman gecirmeyi bekliyorduk ama onlarin da hafif acelesi vardi. Yaklasik 10 ayri kontrolden gectikten sonra bos olan salonumuza ulastik. Bizi neden bu kadar onceden cagirdiklarini sordugumuzda da, "eee cok fazla guvenlik kontrolu var onun icin" diye yanit aldik... Tabii bu arada kontrollerden birinde, ben detektorden gecince, guvenlik gorevlisi beni yanindanki bayan guvenlik gorevlisine gonderip sonra da ona "kas yapmis belli" diye bir yorumda da bulundu. Ben de donup "merhaba, ben Turkum" dedim. Adam hemen toparlanip "size demedim" dedi. Ben halbuki ona "bana birsey mi dedin?" diye sormamistim ki. :)
Neyse, ucusumuz son derece rahat ama uzun gecti. Uyumamak icin yaklasik 6-7 filim seyrettik. Tam gelisimiz de oldugu gibi hostesler cok hos giyimli ama bir o kadar da suratsizlardi. Yemek aralarinda mutfaga gidip su istedigim zamanlar hosteslere en buyuk iskenceyi yapiyormusum gibi hissettim. Anlayacaginiz biraz terbiyesizce... Ustune ustluk, ucusun basinda, hosteslerden biri bizim onumuzdeki koltugun perdesini indirmek icin benim ustumden gecmeyi kendine hak bile bildi - ben koridor kenarinda oturuyordum yani kadincagizin o pencereye ulasabilmesi icin hem iki koltugun ustunden atlamasi hem de benim ayaklarima basip Derek'in kucagindan atlamasi gerekiyordu!!!
6-7 film, uc ogun yemek, 0 saat uykudan sonra planlanan inis saatinden neredeyse 1 saat ERKEN LA'ye vardik (2:30pm). Pasaport kontrolde de 1.5 saat gecirdikten sonra ilk kez green card'imla ve "secondary" kontrolune gonderilmeden kendimizi valizlerin onunde bulduk. Valizlerimiz yine sonuncu cikti. Butun bu bekleme icersinde en memnun oldugum sey bizim SF biletlerini saat 6:50pm ucusuna almis oldugumdu. Hani ne olur ne olmaz. Tabii o ucus da hafif rotarli kalkti ama neyse.
Sonuc olarak saat 9:19pm'de evimizde ve yatagimizdaydik! Anlik esen siddetli bir ruzgar gibi gecip giden tatilimiz bizi biraktigimiz noktaya, saat 6:30'daki kahvalti masamiza, geri getirdi...
Bu seyahatin bir onemli ozeti ise: Artik LA'den Istanbul'a direk ucus var ve kesinlikle herkese tavsiye edilir... Iki yonu de test edildi ve onaylandi!
Sizleri cok seviyoruz ve simdiden cok ozluyoruz....
No comments:
Post a Comment